Gönderen Konu: Bankacılık  (Okunma sayısı 5097 defa)

sehzadeyavuz

  • Ziyaretçi
Bankacılık
« : Eylül 11, 2006, 10:41:23 ÖÖ »
TİCARİ BANKALAR

 

1.1  BANKACILIĞIN TARİHİ GELİŞİMİ

 

Tarihte ilk bankacılık hizmetlerinin eski Sümer ve Babil’e kadar uzandığı sanılmaktadır. Sümerler’de M.Ö. 3500 yılında kurulan “Maket” bilinen ilk banka kuruluşudur. Maket’in rahipleri ilk borç verenlerdi. Maketler, harman zamanı ödenmek üzere tohum vb gibi hammadde ve teçhizat alımı için çiftçilere ilk dönemlerde fiziki (ayni) daha sonraları parasal kredi açtıkları, yapılan kazılar sonucu saptanmıştır. Kazılarda çıkan belgeler bir hesaptan diğer hesaba transferlerin, tediye ve teslim emirlerinin, mal belgeleri talimatının varlığını, maketlerin başlıca uğraş konularının ödünç ve mevduat kabulü işlemlerini oluşturduğunu ve bu maketlerde değişim düzeninin çok düzenli biçimde örgütlendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Ünlü Hammurabi kanunlarında maketlerin ödünç işlerini nasıl yöneteceği, borcun vadesinde nasıl tahsil olunacağı, borçlunun hangi mallarının, ne yolla borcun tasfiyesinde kullanılacağı yazılmıştır. Ödünç işleri sırasında da ana sermayenin üçte biri, nakit para ihracatında beşte biri olarak saptanmıştır. Öte yandan karşılaşılan doğal afetler sonucu ürün elde edilemeyen yıllarda faiz tahakkuk ettirilemeyeceği bu gibi durumla da borcun tahsiline gidilemeyeceği belirtilmiştir. Yapılan ödünce karşılık her türlü taşınır (menkul) mal rehnine, taşınmaz (gayrimenkul) mal ve özellikle tarla ipoteğine, hatta saygın kişilerin kefaletine yer verilmiştir.

Sümerler uzak ülkelerle olan mal değişimlerinde banknot gibi dolaşan (tedavül edilen) ve çek ya da itibar mektuplarına benzeyen bazı belgeler kullanmasını da biliyorlardı.

Daha sonraları, bankacılık hizmetlerinin maketlerin tekelinden çıktığını, ticaretle uğraşan bazı zenginlerin bankacılık hizmetlerinde uzmanlaştıklarını görüyoruz.

Eski Mısır, eski Yunan ve Roma’da banka işlemleriyle uğraşan kurumların var olduğu bilinmektedir. Hatta eski Mısır’da tefeciliği ve bileşik faizi yasaklayan yasalar vardır. Eski Yunan’da da ticaretin gelişmesi ve halkın zenginleşmesi ile, Atina’daki zengin maketlerin yanı sıra trapezitai adlı özel bankerler ortaya çıkmıştır. Eski Yunan’da faize bir sınırlama getirilmemiştir. Faiz oranlarının yüksekliği karşısında bağımsız site ve devletler belli başlı kentlerde devlet bankaları kurmaya başlamışlardır.

1453’te İstanbul’un fethi ve bunun neden olduğu Rönesans hareketi ve bir süre sonra yeni kıtaların keşfi, ticaretin okyanuslara kayması ve genişlemesi bugünkü batı ülkelerinde o zamana kadar geçerli olan Kilise Hukuku’nun yerini Roma Hukuku’nun almasına neden oldu. Hatta Kilise Hukuku değişti. Sonuç itibariyle faize bakış değişti. O zamana kadar yasak olan faiz, kabul edilmeye başlandı. Bütün bu gelişmeler bankacılığın gelişmesinde büyük katkı yaptı.

Bu arada özellikle İspanyollar’ın Güney Amerika’dan getirdikleri altınlarla çok çeşitli sikkeler basması, Avrupa’daki paraların çeşitliliği ve ayarlarının bozuk olması, (tağşiş edilmiş olmaları) paraların birbirlerine göre değerlerinin saptanmasında büyük güçlükler yaratıyordu. O sırada ticaretin yoğun olduğu kent Amsterdam ve Hamburg’du ve sözü edilen paralar bu merkezlere geliyordu. Bu para karmaşasına çare olarak 1609’da Amsterdam Bankası kuruldu. Banka, sabit nitelik ve değerde hesap parası olarak banka florini yarattı. Aynı şekilde Hamburg Bankası banka markını yaratmıştır.

Aynı dönemde (1637) Venedik’te Venedik Bankası kurulmuş ve bu banka çek ve banknot kullanımına yol açan “Contadi di Banka” sistemini geliştirmiştir. 1640’da İngiltere’de kralın tüccarların Londra kulesinde saklanan altın külçelerine el koyması, tüccarların devlete olan güvenini sarstı ve tüccarlar bundan böyle altınlarını, adlarına “goldsmith” denilen tüccarlara vermeye bunun karşılığında bir şehadetname almaya başladılar. Bir süre sonra Goldsmihtler kasalarındaki altınların atıl durduğunu görerek bunlara dayalı olarak borç isteyenlere “goldsmith nots” denilen kendi senetlerini vermeye başladılar. İşte bu senetlerin zamanla piyasada alışverişlerde dolaşır olması ilk banknot sistemini oluşturmuştur.[1]

 

1.2  BANKALARIN TANIMI ( GENEL OLARAK BANKA İŞLETMECİLİĞİ )

         

Günümüz ekonomilerinde para ve kredi politikasının vazgeçilmez araçlarından olan bankalar, her ülkenin ekonomik yapısı ve ihtiyaçları paralelinde yasalarla denetim altına alınmıştır. Yerine getirdikleri fonksiyonlar açısından ülke kalkınmasında oynadıkları önemli rol, bankaları ulusal ve uluslar arası seviyede kendine özgü mali kuruluşlar haline getirmiştir.

            Bankaların açık ve net olarak tanımlanamaması pek çok nedene dayanır. Çeşitli ülke bankalarında görülen yapısal farklılıklar, faaliyet sahalarının genişliği, bu faaliyet sahalarında ortaya çıkan değişiklikler ortak ve kesin bir banka temelini güçleştiren temel nedenlerdir.

            Bugüne kadar bankalar için pek çok tanım ortaya konmuştur. Tanımlar yeterli olmasa da, bankalar para toplama ve kredi verme gibi iki temel fonksiyonu vurgulaması açısından önem taşır. Tanımlarda vurgulanan bir diğer husus da, bankaların işletme olarak nitelendirilmesidir.[2]

            Bankalar, mevduat kabul eden, bu mevduatı en verimli şekilde çeşitli kredi işlemlerinde kullanmak amacını güden veya kısaca, faaliyetlerinin esas konusu düzenli bir şekilde kredi almak ya da kredi vermek olan ekonomik kuruluşlardır.

            Çeşitli ülke bankalarında görülen yapısal farklılıklara rağmen, bankalar için yapılan çeşitli tanımlamaları aşağıdaki gibi sıralayacak olursak;

Banka işletmeleri sermaye, para ve kredi üzerine her çeşit işlemleri yapan ve düzenleyen, özel ve tüzel kişilerin, devletin ve işletmelerin bu alandaki her türlü ihtiyaçlarını karşılamak üzere çalışan iktisadi kuruluşlardır.
Banka işletmeleri para ve parayı temsil eden bütün tediye araçları ile uğraşan kurumlardır.
Banka işletmeleri halkın belli zaman içinde harcamadığı paraları kabul ederek, bunları nema getirir şekilde ikraz ve plase eden, ödemelere aracılık, para nakli, senet tahsili ve emanet kabulü gibi çeşitli hizmetler gören işletmelerdir.
Banka işletmeleri kredi işlemlerinde veya mali işlemlerde kullanmak üzere, halktan mevduat ve başka şekillerde para kabul etmeyi meslek edinmiş teşebbüs veya kurumlardır.
Bankalar mevduat toplar, kredi verir, para ve kredi politikalarının uygulanmasına destek verir, aracılık yapar, sanayi kuruluşlarına destek olur, iştirak eder, kiralık kasalarda kişilerin menkul kıymetlerini korur. Borsa faaliyetlerine fiilen katılır, ülkenin kalkınmasını destekler, yönlendirir. Ülkelerin ekonomik ve sosyal yönden gelişmelerine paralel olarak gün geçtikçe bu hizmetlere yenileri eklenmektedir.

            Yukarıda görüldüğü üzere, tanımlamalarda daha çok banka işletmelerinin para toplama ve kredi verme fonksiyonlarına vurgu yapılmaktadır. Tanımlarda dikkati çeken bir başka konu ise bankaların birer işletme olarak nitelendirilmesidir. Bankalar birer hizmet işletmesi olarak ifade edilebilirler.  Dolayısıyla işletmeler için geçerli olan temel amaç ve politikalar bankalar için de geçerli olmaktadır. Bankalar belirli bir sermaye ile kurulmuş, saptanan amaçlara göre örgütlenmiş, bir takım hizmetleri yerine getirerek gelir sağlayan, hissedarları, borçluları ve alacakları olan birer işletmedir. İşletmeyi “İktisadi mal veya hizmet üretmek (ve/ veya pazarlamak) için faaliyette bulunan bir kuruluş olarak tanımlayacak olursak, bankalar hizmet üreten işletmelerdir diyebiliriz. Bu nedenle işletmecilik temel yöntemleri, amaç ve politikaları bankalar için de geçerli olacaktır. İşletmelerin bir numaralı amacı olan kar elde etmek, bir işletme olarak nitelendirilen ticari bankaların da birincil amacı olarak görülmektedir.[3]

 

1.3 BANKA TÜRLERİ

           

            Çeşitli ülkelerdeki banka sistemleri birbirleriyle karşılaştırıldıklarında az ya da çok farklılık göstermektedir. Bununla birlikte ticari bankalarla ilgili aşağıdaki oluşumlar gözlenmektedir.[4]       

 

1.3.1        Küçük, Orta, Büyük Banka

Bankalarda ölçek kavramının, biri ekonomik gücünün doğrudan sonucu, diğeri piyasadaki gücünün kaynağı olmak üzere iki anlamı vardır.

            Bununla birlikte ölçek kavramı nispidir. İş hacmi sermaye tutarı ya da öz sermaye, istihdam edilen personel sayısı, bazı ipuçları verebilir.özellikle küçük ve orta ölçekli bankalar aile işletmeleri şeklindedir. Orta ve küçük bankaları büyük bankalardan ayıran en önemli özellik, bu tip bankaların işletmelerle, kişilerle ve bankacılarla ilişkilerinin doğrudan olmasıdır.

 

1.3.2    Holding Bankacılığı

Holding bankacılığı basit olarak doğrudan veya dolaylı olarak bir veya birden fazla bankaya bir bankanın sahip olması veya kontrol etmesidir.

Türkiye’de ortalama 20’den fazla ticari banka belirli grup kişi, holding ya da öteki bankaların kontrolü altında bulunmaktadır. Türkiye’de bir süre gelişim aynı yolu izlemişse de son yıllarda bu ilişki tek yönlü olmaktan çıkmış belli sanayi ve ticaret kesimlerinin banka sahibi olma savaşı vermeleriyle etkileşim çift yönlü olmaya başlamıştır.

 

1.3.3    Şube Bankacılığı ya da Perakende Bankacılık

            Türk bankacılığında seksen kadar banka faaliyet göstermektedir ve bu bankaların şube sayısı 6700’ün üzerindedir. Şube bankacılığı her köşe başında bir şube esasına dayanır. Geniş bir alana yayılmış küçük, orta ve büyük ölçekli firmaların yoğun kredi taleplerini karşılamak üzere kurulmuşlardır.

            Perakendeci bankalar vadeli ve vadesiz mevduat hesapları, çek tahsilatı, akreditif, açık kredi kolaylıkları, kısa vadeli kredi, tüketici kredi kartları, kambiyo işlemleri, havale, yatırım yönetimi, müşteriler adına menkul kıymet alım satımı gibi çok geniş bir yelpazeye yayılı küçük hacimli standart işlemler yapmaktadır.

 

1.3.4 Toptancı Bankacılık

Ekonomik faaliyetlerin son derece çeşitlilik göstermesi belirli konularda uzmanlaşmış bankalara gereksinimi hissettirmektedir. Son yıllarda büyük şirketlerin spesifik finansal isteklerini karşılayabilmek, sorunlarına paket çözümler önerebilecek, Euro-tahvil, Euro-pay senedi Euro-finansman bonosu, Interbank ( bankalararası ) para piyasaları gibi toptancı piyasalarda iş yapan hızlı çalışan banka arayışları artmıştır. Öte yandan bilgisayar ve iletişim teknolojilerinde gerçekleştirilen yeniliklerin finans sektöründe geniş uygulama alanı bulması fon sağlama olanaklarını büyük ölçüde kolaylaştırarak toptancı bankacılığın gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Böylece geliştirilen yeni tekniklerle bankaların pazarlama faaliyetleri giderek daha rekabetçi duruma gelmiştir.

            Toptancı bankalar az sayıda şubeye sahip olmaları nedeniyle, çalışmalarını büyük ölçüde büyük finansal merkezlerde sürdürmektedirler.bu arada firmaların da giderek daha büyük ölçekli duruma geçmeleri, firma yöneticiliğini ön plana çıkarmış ve firmanın sorunlarının çözümünde banka, firma işbirliğini teşvik etmiştir.

Toptancı bankacılık genel bir ifade ile müşterilerinden halen  büyük tutarlı kredi taleplerini karşılamak üzere başka firmalardan ve uluslararası para ve sermaye piyasalarından büyük tutarlı fon sağlayan çok geniş bir iş alanına sahip olan, müşterileri ile çok yakın ilişki içinde olan, hızlı karar alıp uygulayabilen az sayıda şube ve uzmanla çalışan derinliğine bankacılık biçimi olarak adlandırılabilir.

 

1.3.5 İnternet Bankacılığı ( Sanal Bankacılık )

Günümüzün iletişim harikası internet bankacılık sektörüne de damgasını vurmaya başladı. Böylece akit çekme dışındaki her türlü bankacılık işlemlerini sanal banka şubelerinde yapmak mümkün hale geldi. Türkiye’de internette ilk şubeyi T. İş Bankası açmıştır. Bunu diğer bankalar izledi.

 

 

 

1.3.6 Hizmet Bankacılığı (Yatırım Bankacılığı )

Dünya ve ülkemiz bankacılığında özellikle 1980’li yıllardan beri giderek belirginleşen bir yapısal değişim gözlenmektedir. Temel işlevleri fon talep edenlerle fon arz edenler arasında aracılık yapmak olan bu bankalar bu işlevleri yerine getirmekte zorlanmakta ve kendilerine yan faaliyet alanı yaratarak yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Düğer bir deyişle bankalar giderek daha az bankacılık yapmakta, sigorta acenteliğinden portföy yönetimine, yatırım danışmanlığından finansal piyasalarda spekülasyon yapmaya kadar bir dizi faaliyete girişmektedir finansal aracı olarak bankalara duyulan gereksinim giderek azalmaktadır. Bankacılıktaki bu yapısal değişikliğe neden olan faktörleri teknolojik gelişmeler, uluslararası finans sistemindeki gelişmeler, finansal liberalizasyon, banka dışı finansal aracıların rekabeti v.b. sıralayabiliriz.

Yatırım bankacılığının yasal çerçevesi kesin sınırlarla çizilmediğinden bu guruba giren finans kurumlarının daha çok mevduat kabul etmeyen ve kalkınma bankacılığı dışında kalan alanlarda faaliyet gösteren kurumlar olarak düşünebiliriz.

            Yatırım bankacılığı daha çok ‘’underwriting’’ ve yeni pay senedi ve tahvil ihracıyla ilgili faaliyetleri kapsamaktadır. [5]

 

1.4      TİCARİ BANKALARIN TANIMI VE ÖNEMİ

       

Ülkelerin para sistemini düzenleyen  temel öğeler genellikle devlet, merkez bankası ve ticari bankalardır. Ticari bankalar öncelikle kar amacı güden kuruluşlardır. Bu açıdan diğer işletmelere benzerler. Özellikle sermaye piyasası gelişmiş ülkelerde kişi ve grupların paralarını yatıracağı pek çok yer vardır. Bunların çoğu banka adı altında (ticari bankalar, tasarruf bankaları, yatırım bankaları vb.) toplanır. (Geylan, Ramazan S: 16-17) 

Vadesiz mevduat; mevduat sahipleri tarafından istendiğinde geri alınabilen veya çek aracılığıyla üçüncü şahıslara aktarılabilen bir banka hesabıdır. Vadesiz mevduat ya da halkın deyimiyle çek hesabı açma hakkına sahip tek finansal kurum da ticari bankalardır

Ticari bankaları diğer banka ve işletmelerden ayıran en önemli özellik, çekle işlem gören mevduat toplamaları nedeniyle kaydi para yaratmalarıdır. Ticari bankaları diğer mali kurumlardan ayıran ikinci önemli nokta ise, ticari bankaların diğer aracı kurumlara oranla aktif ve pasif yapılarını daha fazla çeşitlendiren mali aracı kurumlar olmasıdır. Gerek çekle işlem gören mevduat toplayarak kaydi para yaratmaları, gerekse daha fazla çeşitlendirilmiş aktif ve pasif yapıları ile karlılıklarını arttırıp risklerini azaltabilmeleri ticari bankaları diğer aracı kurumlara göre daha güçlü ve avantajlı hale getirmiştir.

 

1.5      TİCARİ BANKALARIN FONKSİYONLARI

 

Ticari Bankalar her ülkenin bankacılık sisteminde farklı biçimlerde örgütlenir. Önemli olan nasıl örgütlenirse örgütlensin ticari bankaların temelde yerine getirdikleri fonksiyonların benzer olmasıdır. Bu fonksiyonları aşağıdaki biçimlerde sıralayacak olursak[6];

 

1.5.1 Kaydi Para Yaratma Fonksiyonu

Özellikle gelişmiş ülkelerin ticari bankalarında vadesiz mevduat hesabı açılmasındaki amaç, müşterilerin paralarını güvence altına alma ve ödemelerinde kolaylık sağlama isteğidir. Bu nedenle çoğu ülkelerde vadesiz mevduata faiz verilmez.ticari bankalarda vadesiz mevduatı olan bir kimse çek vasıtasıyla bir başkasına veya kendisine ödeme yapılmasını sağlayabilir. Böylece mevduat sahipleri ticari bankaların sağlamış olduğu bu imkanla nakdi para almadan satın alma gücü almış olurlar. Bu nedenle vadesiz mevduat hesabına banka parası veya kaydi para adı verilir.

Ticari bankalar müşteriye nakdi para kullanmadan satın alma gücünün kayden ve hesaben gerçekleşmesi hizmetini götürürler. Bu hizmet çekle bir takas vasıtası olarak kullanılır. Ödemeler hesaptan nakledilerek virman gerçekleştirilir. Böylece kaydi para yaratılmış olur. Ticari bankaların kaydi para yaratma fonksiyonu cari hesap kredilerinde daha da belirginleşir. Cari hesap kredisi ticari bankaları sürekli ilişkide bulundukları ticari ve sınai firmalara açtıkları kredilerdir. Krediyi alan firma tüm krediyi aynı anda kullanamaz. Cari hesap vadesiz mevduat hesabı gibi çalışır. Firma adına yapılacak her türlü ödeme, çek, havale ve tahsilatlarda bu hesap çalıştırılabilir.böylece cari hesap kredisiyle kaydi para yaratılmış olur.

            Ticari bankaların kısa vadeli kredi verme konusunda kullandıkları ve kaydi para yarattıkları bir araç da ticari senetlerdir. Bankalar senede bağlı bir alacağı faiz, komisyon ve para nakli ücretini keserek öderler ve yapılan bu kesintiye iskonto denir. Böylece banka bir alacak hakkını satın almış olur. Söz konusu senetler ciro edilerek nakdi para yerine kullanıldıkları gibi, borç alarak takas işlemlerinde de kullanılabilir.



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Prof.Dr.Parasız, İlker, Modern Bankacılık Teori ve Uygulama, 2000, (S5-6)

[2]  Geylan, Ramazan, Ticari Banka Yönetimi ve Türk Ticari Bankalarının Temel Yönetim Sorunları. (S. 3,4,5)

[3] Geylan, Ramazan, Ticari Banka Yönetimi ve Türk Ticari Bankalarının Temel Yönetim Sorunları (s:4)

[4] Parasız, İlker, Modern Bankacılık Teori ve Uygulama (S. 7-17)

[5] Prof.Dr.Parasız, İlker, Modern Bankacılık Teori ve Uygulama,2000 (S 7-17)

[6] Geylan, Ramazan, Ticari Banka Yönetimi ve Türk Ticari Bankalarının Temel Yönetim Sorunları (S:18-19)


 Kitabın tamamını BURADAN indirebilirsiniz.
« Son Düzenleme: Ekim 11, 2007, 08:17:35 ÖÖ Gönderen: SehzadeYavuz İDEAL Özel Eğitim Kurumları »

PDR forum.net

Bankacılık
« : Eylül 11, 2006, 10:41:23 ÖÖ »

 


Facebook Comments